Ali Sefünç

kez ziyaret edildi

 

  Anasayfa     Biyografi     Basın    Güncel Yazılar

Şartlı Mutluluk

 

Mutluluk da aşk gibiydi… Heveslisi çoktu ancak tadına varanı azdı... Mutsuzluk ise ganiydi çünkü zemin müsaitti…

Büyük çoğunluk son 8 yılda sürekli kaybetmişti… Neler mi? İş, kazanç, bilinç, umut, neşe, güven… Dolayısıyla kimlik, libido ve sağlık…

Oysa ülkenin değiştiği söyleniyordu… Ne gibi? “Güçlü ordu, güçlü Türkiye” sloganının yerini, “Güçlü polis, güçlü Türkiye” sloganı almak üzereydi sanki…

Gerçi Anlayamayan Adam için fark eden bir durum yoktu zira her iki sloganda da temel şart, vatandaşın güçsüzlüğüydü. “Güçlü vatandaş, güçlü Türkiye” sloganını akıldan geçiren bir “Çiftlik Aydını” bulunur muydu? İhtimal vermedi…

Babasının çiftliğiymiş gibi memleket yönetenlere hayranlık duyan her aydını, “Çiftlik Aydını” sınıfından sayıyordu. Tabii ki onlar çiftlik balıkları kadar yavandı. Ayrıca balık hafızalı…

Anlayamayan Adam balığı boş verdi, mutluluk meselesine döndü. Memlekette mutlu insan kalmış mıydı? Kalmıştı elbette… Ama ne var ki onlar artık iki gruba ayrılıyorlardı… Azınlıktaki “Şartsız Mutlular” ve çoğunluktaki “Şartlı Mutlular”…

Çoğunluğun mutluluğu bir tuhaftı ve kalıcı değildi. Tarifsiz kederler içindeyken çok kısa süreli mutluluk nöbetleri geçiriyorlardı sadece… Ne zaman krize giriyorlardı? O sihirli şart gerçekleştiği an... Yani mutsuz bir muhalifi görür görmez… Muhaliflere muhalefet ederek mutlu olmayı keşfetmişlerdi. En garantili sevinç kaynağı buydu artık…

Şartlı mutluların tamamına yakını otoriteden yanaydı. Her türlü eziyete kolayca “Eyvallah” diyor ancak muhalefet edenlere asla katlanamıyorlardı. O muhaliflerle aynı çileleri çekseler bile… Öğrenilmiş çaresizlikleri zedelendiği için mi böyleydiler? Belki de…

Şartlı Mutlular, dertleri her hatırlatıldığında veya otoriteyi savunamaz hale geldiklerinde, “Acımadı ki… Acımadı ki…” diye savunmaya geçmekteydi. Onların en devrimcisi bile otorite sevdalısıydı.

Kısacası, şartlı mutluluğun vazgeçilmezi, zaten mutsuz olan muhaliflerin daha da mutsuz edilmesiydi. Geçmişte savunduklarını inkâr pahasına…

Anlayamayan Adam da onlar gibi şartlı mutluluk yaşayabilir miydi acaba? Şifreyi çözmek lazımdı. “Şartlı Mutluluk” yaşamak için bir şartlandırana gereksinim vardı öncelikle. Ve aynı zamanda şartlanmaya müsait bir bünyeye…

Şartlı refleksi kuvvetli olanlar herkesten daha şanslıydı mutlaka. Şartlı mutluluk adına desteklenen siyasetin akıbeti, şartlı mutluluk için yaşanan aşkların akıbetine benzer miydi?

Şartlı mutlulardan kurtulmanın tek yolu yabancı bir ülkede yaşamak mıydı? Hayır, üstelik bu masraflı ve teslimiyetçi bir seçenekti. İnsan kendi vatanında bir yabancı gibi de yaşayabilirdi pekâlâ. Pratik ve ucuz tarafından...

 Ali Sefünç

Bir önceki yazı