Ali Sefünç

 

  Anasayfa     Biyografi     Basın    Güncel Yazılar    Fotoğraflar     Prof. H. Pokus'un Günlüğü

Prof. H. POKUS'un Günlüğü -9-

"Sihirli Cümle "

 
Geçen hafta inanılmaz bir keşif yaptım. Türklerin sihirli cümlelerinden birini, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” demeyi öğrendim. Öğrenmekle kalmadım, cümleyi tam sekiz farklı durumda kullandım. Biri dışında aldığım sonuçlar mükemmeldi.

Bu sözün etkisini önce bir öğrencimin üzerinde denedim. Derste sürekli kız arkadaşıyla konuşuyordu, ben de ona, “Hey, kapa çeneni, sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye bağırdım. İngilizce değil, Türkçe bağırdım. Hemen sustu. Uyardığım gencin kız arkadaşı, “Bizimle böyle konuşmaya hakkınız yok!” diye itiraz eder gibi oldu, biraz bocaladım. Ama kısa zamanda toparlandım, “Ben Amerikan vatandaşıyım, ona göre ha!” karşılığını verdim, sesleri çıkmadı.
Ders bitince, ikisi odama geldiler, defalarca özür dilediler. Gelecek yıl Master için Amerika’ya gideceklermiş, vize almalarına engel olmamdan korkmuşlar. Amerikalıları üzenlerin vize almasının zor olduğunu söylediler. Gözlerinde korku vardı, inandım.

Bu ülkede satıcıların çoğu beni kazıklıyor. Sihirli sözü, kazıklanmamak için de kullandım. Meydana yakın büfenin sahibine  kötü kötü baktım, otoriter bir ses tonuyla, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Şimdi bana 5 bira, 2 büyük Coca-Cola, 3 paket cips ver!” dedim. Adamın rengi soldu, eli titremeye başladı. Aldıklarım için, daha önceleri ödediğimin yarısı kadar para verdim, gururla büfeden uzaklaştım. Gerçek fiyatları o kadarmış, üniversiteden aldığım aylık ücrete 200 dolar zam yapılmış gibi hissettim.

Türkçem güzeldir ama taksi şoförleriyle anlaşmama hiç yetmemiştir. Beni genellikle en uzun yoldan götürürler, itiraz etsem dinlemezler. Farklı bir Türkçe kullanıyorlar sanki… Taksiden inerken birkaçının “Hakkını helal et,” demesini önceleri anlamamıştım. Bu söz,  kazık yemenin kesin kanıtıymış. Helal etmenin ne demek olduğunu kapıcımız İmdat’tan öğrendim. “Hakkını asla helal etme!” dedi. Aksine, “Hakkımı yemişsen, haram ediyorum,” demek gerekiyormuş. Böyle yapınca, bir taksici benden 5 lira eksik para aldı. Türkiye’de taksimetrelerin ve benzin pompalarının fazla hesaplaması, tartılanların eksik olması normalmiş. Kasaplar, ambalaj kâğıtlarını et fiyatına; tatlıcılar, ambalaj kutularını baklava fiyatına müşterilerine satarak ek gelir elde edermiş.  

Geçen gün taksiye biner binmez, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” dedim. Şoför, dikiz aynasından ürkek bakıyordu, ekledim. “Ona göre ha, beni kısa yoldan götür!” dedim. Türkiye’de yaşamaya başladığımdan beri ilk kez gideceğim yere en kısa yoldan ulaştım. 12 lira kazancım oldu.

Aynı yöntemi kullanınca, öğlen yemek yediğim lokantanın garsonu içmediğim suyun parasını hesaptan sildi. Lokantaların âdetiymiş, su istenmese de, hesaba en baştan yazarlarmış. Ben yemekte genellikle Coca-Cola içerim. Hesapladım, bu güne kadar benden içmediğim 1000’e yakın şişe suyun parası alınmış. Haram olur inşallah.

Sihirli söz, her gittiğimde saç tıraşımı farklı yapan berberimi de etkiledi. “Abi siz bir bakanlıkta çalışıyordunuz galiba,” dediğinde bürokrat tıraşı yapacağını anladım, dalgalı saçlarımı kısaltmasını engelledim. İlk kez tam isteğim gibi saçımı kesti.  “Bakanlıkta küpe takmak serbest mi?” sorusu, bana inanmadığını gösteriyordu. Amerikalı olduğumu, özel üniversitede çalıştığımı söyledim, “Yabancı değiliz, biz sizin eyaletiniz sayılırız abi,” derken, sırrımı çözmüş gibi gülümsüyordu. Yarattığım büyüyü bozmamak için konuşmayı orada kestim.     

Sihirli söz, yalnızca doğru kişilere karşı çok sihirliymiş. Bu gerçeği, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Şu arabanı yolumdan çek!” dediğim seyyar kokoreççiden öğrendim. O adam arabasını kenara çekti, “Sizi tanıyorum Mr. Pokus, güvenliğiniz için buradayım” dedi. Kokoreççi, semtimizin sivil polisiymiş, şaşırdım, bana yalnızca simitçilerin sivil polis olduğu söylenmişti oysa. Kokoreççi polis, “Mr. Pokus, bu sözü sakın tinercilere kullanmayın, bıçağı saplarlar,” deyince, şaka yaptığımı söyledim.  Kokoreççi polis bir kez daha uyardı, Türkiye’de şaka yaparken öldürülen çok insan varmış, şakalarımı yalnızca resmi görevlilerinden, mafyadan korkan insanlara yapmam daha doğru olurmuş. Öyle yapacağım artık.

 Ali Sefünç

 

Temsili resim, Ayhan Uçmaklı'nın eseridir.

Bir önceki yazı